Basından

Basında duru ZAMANLAR ve Tanju Duru ile ilgili çıkan haberler ve medya sitelerine bağlantılar


Murat Beşer
"Hüzünle Kaplanan Zamanlar"

Derya Bengi (söyleşi), Kasım 2008
"Tanju'yu Tanju Kurtarabilirdi"

Murat Uyurkulak, Ekim 2008
"Duru"

Hatice Tuncer, Ekim 2008
"Dağların Duru Müzisyeni"

Nilüfer Türkoğlu, Ekim 2008
"O dağ çok yüksek değil mi Duru?"

Asude Kayaş, Ekim 2008
"Güle Güle Tanju"

Sevket Akıncı, Ekim 2008
"Tanju'ya Mektup"

Roll, Ocak 2008

2007'nin en güzel albümleri değerlendirmesi...

Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Roll, Derya Bengi/Fulya Bahar, Kasım 2007

Tanju Duru, 1980'lerde, esas ve esaslı Ezginin Günlüğü'nün en genç elemanıydı. '90'larla birlikte gitarıyla yeni arayışlara girdi, bestelerine hız verdi, ama itinayla piyasanın uzağında kaldı. Bereket, bir yanda Cabaret Ciné akşamları, diğer yanda stüdyoculuk tutkusu onu müzikten hiç koparmadı. Önce evinde, sonra da Durukayit Stüdyosu'nda Mehmet Güreli'den Pinhani'ye, Bülent Ortaçgil'den Ayşe Tütüncü'ye albümler kaydetti. Bu nadide birikim, en sonunda, üç nefis şarkının yanı sıra çeşitli belgeseller için yazılmış tema müziklerinin yer aldığı "Duru Zamanlar" albümüne dönüştü. Bize de Tanju Duru'yu Roll'a davet edip çay ısmarlamak düştü.

Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Radikal, Umut Eroğlu, 20.10.2007

Ezginin Günlüğü'nün eski gitaristi Tanju Duru, 17 yıllık birikiminden derlediği bestelerini hüzünlü bir albümde topladı. Ünlü müzisyenlerin eşlik ettiği albümde Hrant Dink'e adanmış bir parça da var...

Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Cumhuriyet, Hatice Tuncer, 14.10.2007

Farklı tarzlar, duru zamanlar. Müzik dünyasının içine kapanık emektar ismi Tanju Duru, yıllardan sonra ilk albümünü çıkardı. "Duru Zamanlar" albümünün kapağına kendi adını yazmayarak yine geri planda kalmayı tercih eden Tanju Duru, 1990'dan bu yana yaşadıklarını zamanın içinde duru ve sakin akan müzikal hikayelerle anlatıyor...

Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Akşam "Brunch", Eyüp Tatlıpınar, 2.9.2007

1990'lı yıllarla birlikte çok sayıda besteye imza atmasına ve son 7 yıldır hayatını stüdyoda geçirmesine karşın bugüne kadar albümüyle tanışamamıştık. Tanju Duru'dan söz ediyorum, ismini bir yerlerden çıkarıyor olabilirsiniz; 80'lerin müzik fakiri dünyasında kulaklarının pasını temizlerken martılarla, denizlerle, vapurlarla, aşklarla hülyalara dalanlar, hüzünlenip neşelenenler onu tanıyorlar...

Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Evrensel, Nihat İlbeyoğlu - İnan Kızılkaya, 29.08.2007

Durgun ve dingin sayılabilecek bir yapım var. Doğal olarak yaptığım müziğe de yansıyabiliyor. Ama yaptığım müziğin sadece hüzünlü olarak algılanmasını istemem. O hüznün içinde umut da vardır. Veya o hüznün bize kazandıracağı belki bir dönüştürme kaygısı, bir şeylere farklı bakabilme yetisi...

O grupların '80'li yıllardaki pozisyonlarıyla şimdiki pozisyonları arasında büyük farklar var. O dönemlerde, o grupları dinleyen kitlenin dünyaya ve içinde yaşadığımız topluma bakışıyla, bu grupları bugünkü biçimiyle dinleyen kitlenin bakışı arasında çakışan belki de hiçbir nokta yok.


Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Milliyet "Pazar", Murat BEŞER, 5.8.2007

...Yıllar geçti; Tanju bir yandan ses mühendisi olarak çok değerli müzisyenlere hizmet verdi, önemli albümler kaydetti, bir yandan da yalnızlık fırtınalarının koptuğu iç denizini hüzün yanı ağır basan bestelere döktü.

Şimdi yılların damıttığı, zaman çemberinden geçmiş besteleri bir albümde topladı: "Duru Zamanlar". Erkan Oğur'undan Akın Eldes'ine, Cem Aksel'inden Turgut Alp Bekoğlu'na, İlkin Deniz'inden Muammer Ketencoğlu ve bülbül sesli şarkıcılarına kadar zengin kadrosuyla kırklı yaşların hüznü ağır basıyor "Duru Zamanlar" albümünde.


Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Zaman "Kültür Sanat", Ali Pektaş, 1.8.2007

Daha çok Ezginin Günlüğü'nden tanıdığımız Tanju Duru, 18 yıllık müzik hayatından damıttığı bestelerden oluşan 'Duru Zamanlar'ı (Piccatura Yapım) geçtiğimiz günlerde müzikseverlerin beğenisine sundu. Tanju Duru'ya albümde; birçok önemli müzik projesinde yanında olduğu dostları destek vermiş. Sonuçta ortaya damıtılmış ve yıllara rağmen diri kalmış dokuz enstrümantal eserden oluşan bir albüm çıkmış. Duru Zamanlar için, beklemeyi erdem sayan bir müzisyenin sabrının müziksevere hediyesi de denebilir...

Bugüne kadar birçok projede bulundu Duru. Film müzikleri, belgeseller, grup çalışmaları... ama en çok sevdiği eseri, Duru Zamanlar; çünkü her şeyi ile kendisine ait bir çalışma bu...


Yazının tümünü okumak için tıklayınız

Hürriyet "Pazar-Keyif", Serhan YEDİG, 29.7.2007

Bu albümler birer proje değil. İçerikleri "dizayn" edilmedi, repertuvarları "performans"lardan oluşmuyor. Bunlar ünlü virtüözlerin dostluk adına, ücret talep etmeden bir araya geldiği, içinden geldiği gibi çaldığı, bestelerine, düzenlemelerine katkıda bulunduğu albümler....

"Duru Zamanlar"da ise Erkan Oğur, Akın Eldes, Muammer Ketencioğlu, Patrick Chartol dahil 16 müzikçi, gitarcı Tanju Duru'nun çizdiği müzikal tabloları boyadı...

"Müziği yaparken hayatımızdaki imgelerden, öykülerden yola çıkıyorum. Ama parçalar öykü anlatmaktan çok öykülerin üzerimdeki izlerini yansıtıyor..."


Yazının tümünü okumak için tıklayınız